-Yalnızlık neydi gerçekten?Elle
tutulur,gözle görülür,hissedilebilir miydi?Yoksa sadece bir duygu muydu öylece
insanın içinden gizlice ağlayarak geçen?
+Aslında yalnızlık var ya bir anlamı
yoktu bu kelimenin.Çünkü ne kadar anlatmak istese de anlatamazdı insan.Uzak
sanırdık hep ama bir gün penceremize gelip cama vuran kuş gibi camımızı
tıklattı.Ve salaklık bizdeydi demek ki camı açtık hem de sonuna,ardına,dibine
kadar.Sonra ne mi oldu?Sonrası sonsuzluk oldu.Sen oldu,ben oldu.Ama hiçbir zaman
biz olmadı yalnızlığın adı.Fakat bizsizlik de değildi bu.Yaşamın sonuna
varma,bir şeylere geç kalma hissi ya da sözünden vazgeçerek hayal kırıklığına
hem uğramak hem uğrattılmaktı belki de.Birçok tanım yapılmış şimdiye
değin;fakat hiçbiri tam olarak açıklayamamış onu.Aradım,buldum.Fakat kaçtım hep
yalnızlıktan.Sonra da ona sığındım.Geri çevirmedi hiçbir zaman,önceden
penceresi açılmış olan bu hayatı.Zaman üzerine zaman teğet geçerken zamanla
ladese giren tek şey belki de yalnızlıktı.Ya da hiçbir tepki vermeyen veremeyen
ve böyle yaşama devam eden oydu.Sabahlara dek uyku tutmayan,ölümlerden ölüm
beğenen oydu.Tüm yaşamını bir çırpıda bitiren,geceleri uyumak için koyun sayan
da oydu.Kuşkusuz seni hem en çok seven hem de senden en nefret eden oydu.En
beklemediğin anda gözünün önüne gelen,seni en karanlığa sürükleyip birden
aydınlığa çıkaran oydu.Saçmalayan,saçmalatan,kafanı yoran,seni en çok
özleyen,ama hiç görmek istemeyen;bir yandan görmek için yanıp tutuşan salak
saçma bir şeydi.Tüm bunları saymak onu anlatmıyor ne yazık ki.Gün gelir kaderin
döner,devran döner,Dünya zaten döner.İnsanlar yaptıkları şeylerden vazgeçip
sözünden döner.Ama o yolundan şaşmaz.Veda etsen de elvedayı yakıştıramaz
sana.Bu yüzden yalnızlık hep senin yanındadır,başının belasıdır ve seni
bırakmayacak tek hissizlik budur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder