29 Mart 2014 Cumartesi

Esen Kalınız

İçimdekileri dillendiremediğim zamanın birindeyim yine. Hiçsizleştiğim,hiçbir şeyleştiğim ve hissizleştiğim anlar...
***
Çok ağlamak güçsüz olduğunu mu anlatır yoksa karşındakinin değerini mi gösterir hep bunu düşündüm durdum senelerce. Son günlerde öyle çok düşünür oldum ki artık bir kanıya varma vaktim gelmişti. Hep çok güçlü biri olmaya çalıştım. Oldum da... Beni bilen bilir güçsüzlükten değil,karşımdakinin değerinden ağlarım ben. Karşımdakine verdiğim değere ağlarım belki de kim bilir... Çünkü ne zaman çok değer verdiysem karşılığını göremedim. Bu yüzden verdiğim değer karşısında alacağım tek şey gözyaşım oldu. Ne zaman değerlerimi düşünsem gözüm dolar. Değersizleştiğim,hiçsizleştiğim zamanlar gelir aklıma. Yok olurum,yiter giderim de kimse bilmez uzaklarda olduğumu. Şimdi de çok uzaklardayım. Herkesten,her şeyden çok ama çok uzakta. Çok istediği bir oyuncağa ulaşmış,ulaştığı an oyuncaktan uzaklaşmış bir çocuğun onu değersiz kıldığı tüm hisleri üzerimde hissediyorum şimdi. Buna ne derseniz deyin. İsterseniz karanlık deyin,isterseniz aydınlık deyin. Ben ikisinin tam ortasında sıkışmış kalmış bir gölgeyim. Işığıma engel oluyorsunuz,eşyaları üzerime kapatıyorsunuz. Kilitli kaldım. Çıkartın beni buradan. Ne desem boş. Sesimi duyamayacak kadar sağırsınız oysa ki... İşte bundandır artık içime ağlayışlarım. Beni değersiz gördüğünüz,hiçsizleştirdiğiniz her an içime ağlıyorum. Gözyaşlarımı göremeyecek kadar körsünüz artık. Hem sağır,hem kör yaşamak ne kadar da zordur;ah bilirim.
***
Teşekkürler herkese. İçime ağlayışlarım belki bir gün aydınlığınız,belki bir gün çığlıklarınız olur...
Esen kalınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder